28 Temmuz 2009 Salı

AYRAÇ KAÇANLAR KİMDİR?

Türlü tesadüflerle bir araya gelmiş en kuçüğü 28(miş) en büyüğü 35 yaşında bir grubun dünyadaki benzerlerini aramak için sanal ortama açıldığı bir oluşumdur: İÇİNE AYRAÇ KAÇANLAR...

Türlü tesadüfler derken bu gruptakilerin hiç birinin sosyo-ekonomik-kültürel-biyolojik-psikolojik ve fiziksel hiç bir ortak yönü bulunmamaktadır. Tesadüfün adı Kadıköy Bahariye'de bir kafedir. Bir kaç bakış, bir kaç sesle söylenen sadece birbirlerinin ilgisini çeken esprilere gülmeler derken bir araya gelmişlerdir...Ayraç Kaçanlar farkındalıkla donatılmışlardır. HİÇ nedir bilirler. Nejat İşler gibi bir gün iki kürek kemiği arasında dövmeyi taşımayacak olsalar bile (bunu okumak çok hoşuma gitmişti) HİÇ'i bildikleri sadece kendilerine saklarlar. Bunu bilince sahip olmayı gurur meselesi yapıp yüzeysel ve aşağılık davranarak 0 dan başlayarak eksi 10 seviyesine kadar inebilirler.

Ayraç Kaçanlar barcı, avukat, muhasebe yada finans müdürü, otelci yada yazardırlar. Unutmadan bir de ilkokul öğretmeni. Aynı zamanda türlü yeteneklerle donatılmışlardır yemek yapmaktan, kokteyl hazırlamaktan, hasta bakmaktan, tamirattan araba ve motor kullanmaktan anlarlar. Duyarlıdırlar, merhametlidirler ancak bunları birbirlerinden sakınırlar eğer herhangi birisi herhangi bir anda kendini bu şekilde ele verirse SEVGİ KELEBEĞİ diye alay yağmuruna tutmaktan çekinmezler.

Yaşlarının insanı değillerdir. Onların yaşlarındaki insanlar evlenip çoluk çocuğa karışmışlardır. Öyle olmasalar bile hayatları toplumun yada kendi istedikleri doğrultuda devam ederler. Ayraç Kaçanların kendilerini hisettiği yaş 23'ten yukarı olamaz. Dolayısıyla doğumgünlerinde yaşlarının yazılı olduğu pastaları gördüklerinde rakamlar onlara hiç bir şey ifade etmez. Onlar hep bir gün büyüyüp aile kuracakları zannıyla yaşarlar. Büyük ihtimalle ölmeyeceklerini zannederler. Parasız kalabilirler, evsiz kalabilirler, aileleri ile sınırlı ilişkiler kurma özgürlüğüne sahiptirler çünkü aileleri onları yaşlarında sanmaktadır. Oysa değildirler farkına varan ailelerini ise her seferinde tam şimdi hayatımı toparlıyorum diye kandırmayı bilirler. Çünkü ortalama EQ ve IQ seviyesinin üzerindedirler. Bunu da tökezleyince AQ diye açıklarlar.

Ayraç Kaçanların bazları kendi aralarında çiftleşmişlerdir. Bu demek değilki güdüsel bir çiftleşme -eşleşme anlamında bir araya gelmişlerdir. Aşk hayatları inişli çıkışlıdır. Dışarıdan bakıldığında açık vermezler ancak birbirlerinin yerlerde süründüğünün ilişkilerinin kötü gittiğini bilirler. Ancak ayraç kaçanlarda ayrılma güdüsü ve becerisi yoktur. Ancak aldatma, kandırma yine de ille de mutsuz edeni ve boynuzlayanı sevme ve vazgeçememe onların bağımlılık ilişkilerinde takılıp kaldıklarını gösteren en büyük işarettir. Ayraç Kaçanlar birbirlerini eziklemekten geri kalmazlar ancak ilişkileri daimi surette sürünmekte ve sürmektedir. Ancak dış dünyadan insanlara verdikleri tavsiyelerle yuva kurtarırlar.

Birden bire İstanbul'u terk edip hep beraber plaj işletmeye gittikleri gibi..Hiç bir şey olmamış gibi dönüp normal işlerde(??)çalışabilirler. Hatta bazıları tam şu anda çalışıyorlar.

AYRAÇ KAÇANLAR KISA ÖZETİ

  • Ayraç Kaçanların odaklanma problemleri vardır. Örneklemek gerekirse biri bir şey anlatırken diğeri dans ederse anlatan anlattığını bırakıp dans etmeye başlar.
  • Farkındadırlar
  • Yargılamazlar
  • Birbirlerine karşı alaycıdırlar
  • Birbirlerini fazla severler işte bu yüzden samimidirler, birinden birine zarar gelse kaplan kesilirler
  • Birbirlerine yalan söylemeleri imkansız gibidir, anında yüzüne vurulur
  • Okurlar (hepsi değil )
  • İzlerler
  • Duyarlıdırlar
  • Çocukları ve hayvanları severler (bir an önce içlerinden bir tanesinin doğurması gerekmektedir-büyümeleri için)
  • Kin tutmayı bilmezler; kin tutamadıkları için birbirlerini suçlarlar

1 yorum:

IZABOBORJIA LUKRES dedi ki...

çok sevdim ben içine ayraçkaçanlari ;-)
bence iyice derine kaçabilirler kaçsinlar ki çikartilmalari çok zor olsun...Bütün hayranligim ve sevgimle kucaklarim siz'leri...Hos geldiniz ve ne kadar iyi ettiniz...Tam da zamaniydi gelisinizin...uzun kalin olur mu...!

30 Temmuz 2009 21:42