11 Ağustos 2009 Salı

AyRaçKaçan Kahvaltı








Geçen yıl şöyle bir şey oldu. Biz AyRaçKaçan çifti yeni barışmıştık. Diğer bir AyRaçKaçan çifti de sarışın ve eşleri(artık bu bey AyRaçKaçan değil çünkü Beşer olan Şaşar hastalığına yenik düştü. Artık karşılıklı tercihlerle görüşmüyoruz) de barışmışlardı, geceden içkili içkili konuşup sabah erken kahvaltı edelim dedik. Bir Cuma sabahı idi. Sabah 9'da bizi aldılar trafik fena boğaza ulaşmak ne mümkün, istikameti Anadoluya doğru çevirdik, sonra madem bu kadar geldik Eskihisar'da kahvaltı edelim, dedik. (sanki kahvaltısı meşhurmuş gibi,yalan niyet bozuldu bir kere)Feribotu görünce coş geldi dedik Ayvalığa gidelim plaj için pazarlık yapalım. Feribota binmeden bir kuru tost yedik. Sarının eşi düzgün kahvaltı etmediğinde hepimizi kesme potansiyeline sahip bir adam olduğundan yolda giderken ederiz diye kandırdık. Ama hızımızı kesmeden Ayvalığa gittik. Biz gözü tamamen açık bir Boşnakla plaj için pazarlık ederken ayrıca kendisi Atatürk'ün kopyası insan saygıdan 100.000TL fiyat çekse kabul eder, ama tanımasa tabii. Diğer çift Dikili'deki evlerinin anahtarını bulmaya gittiler gece orada kalalım diye. Tabii anahtar bulamayınca Bay AyyRaçKaçan camı kırmış:) Dikili'de yataklara yattığımızda sarı tutturmaz mı buraya kadar geldik madem Antalya'ya annemlere de gidelim. (Bu arada açlıktan ölünüyor)Yok artık!diyemedik bu sefer o parçalardı. (manevi parçalama-duygularımızı sömür sömür..)Sabah altıda yola çıktık. Sarı ve eşi arkaya ben direksiyona benimki yanıma. Sarı'nın eşi uyumadan önce çok sinirli bir şekilde içinde herşey olan bir kahvaltı olmazsa..diye tehdit savurunca bizim eller ayaklar titremeye başladı. Tam 4 saatin sonunda stres tam tepeye vurup adam arka koltukta 90 derece dikilip nerede bu kahvaltı diye kükrediğinde Turgutlu(Manisa) Kahvaltı Salonunun önünde frene yumuşakça basıp durdum. Ne de olsa ben bir Yay'ım ve Yay'lar 4 ayak üstüne düşer. E tabii o bey de Yaydı 5 yıldız kahvaltının önünde uyanmıştı. Oradan Antalya'ya geçtik. Biz bir gece Antalya'da kaldıktan sonra Side'ye geçtik:) Bir pantalon, bir tişört...Paramız yoktu ama semt pazarları ve AyRaçlarımız vardı...

0 yorum: