16 Mart 2010 Salı

ELİF ŞAFAK


Komik şeyler olunca yazıp komik şeyler olmayınca yazmamayı siz milyonlarca okurumu yazılarımdan mahrum etmemi antiprofesyonel değerlendiriyor ve bundan sonra ne olursa olsun sizinle paylaşmaya karar veriyorum.


İngilizce tabir etmek gerekirse (neden diye sormayın gerekirse işte) HORRIBLE sayılabilecek bir hafta geçirdim. Sağlık beni bütünüyle terk etmiş, sevgilimle önemsiz sorunlar üzerinde neredeyse 5 yıllık revize gerektirecek tartışma içerisine girmiş, hatta beni dekmeleyeceği (MONÇİÇİ kına yak) konusunda birkaç tehdit bile almıştım. Bu arada Bay H’nin sevgilisi hemşire A ile bir kişilik tartışmasına girişmiş karşılıklı 800 karakter uzunluğundaki mesajlarla delirme noktasına gelmiştim, ha bu arada periyodum gelip geçmesine rağmen hala kanamıyor olmam, sürekli başımın dönmesi, ağlama krizleri yani ŞAHANE PAZAR kıvamında (elleri kolları bağlayıp gözleri açık tutarak saatlerce izletme manasında) bir hafta sonu geçirdim…

Neyse ki Pazar gecesi ilişkim normale dönerken, aslında bunca delirmemin bitmiş olan ilacıma devam etmemekten olduğunu da doktordan öğrendikten sonra bu kez de mutluluktan (süper yalan) gözyaşları dökerek bir çekmeceyi boşaltıp temizleyerek, sabaha kadar uyumayarak geçirdim…pazartesi ise zombiydim artık..olsundu…hergün yeni bir hayat demekti değil mi lan?

Dünü de uyuyarak geçirdim. Monçiçi yönetim kurulu toplantısında, Bay H ise çıtırlara CEO’luk etmekle meşguldu (ceo= küçük baş çobanı) Kıvırcık daha özel olması için kendisine verilen müdire odasında daralmakla meşgulken ben uyuyordum işte,nazlıcan hamamdaydı annesiyle tribale eklenen gribalini yenmek için…herkes kendi halindeydi ptesiden

Ha unutmadan ctesi gecesi okey oynadık bay h ve kıvırcık ben ve nazlıcan….auuuuuuuuuuuuuuuuuuu fena benzettik!!!!

0 yorum: