29 Mart 2010 Pazartesi

yüreğinden yaralı bütün mesafeler...

Merhaba bilyarlarca takipçi…
Nasılsınız işalla? İnsan gibi hal hatır sorduğumdan anlamışsınızdır zaten ama ben monçiçi.
İnsanları direk böbrek olarak nitelendirmiyorum diğer ayraçkaçanlar gibi. Önce bi hal hatır soruyorum. Kendini iyi hissediyorsa öyle yatırıyorum buzlu küvete. Kendini kötü hissediyorsa küvette bi bardak viski benden. Çünkü sevgi doluyum anlıyor musunuz.? (İngilizlerin LOVE dedikleri şey yani)
Ayraçkaçanlar olarak dünümüz tabi ki maça konsantreydi ve iddaa dan çıkacak paralara, ama nedense ben kırmızı kafalı monçiçi, kayısı konsantresi gibiydim bütün dün.
Gereksiz denecek kadar erken uyandım (ay yaşlı ve hasta ayraç gibi oldum yaaa :/ o da hep erken kalkar) kahve, kahvaltı (ters yapmışım ya lan, yazınca belli oldu) ve hatta ardından yürüyüş. Dkjhlkjdhlkjhflkjdhk
Aynı insan gibi olm, sadece kahveyi önce içmişim.. vuhuuuuuu çok etkilendim.
Yürüyüşe kadar her şey iyiydi, yürüyüş sonrası denizin tam dibinde bi kulübede çay içmeler, kasaba insanıyla muhabbet etmeler vs. ama ben naaptım, 2 çaydan sonra o güneşin altında o öğlen içmeye başladım. Bir ara sandaldan sandala atlayarak mısıra gitmeye çalışıyordum. Sebebi belli.  Her düz ayraçın anlayacağı üzre, canımın mısır çekmesiydi.
Maç zamanına yakın eve geldim, insana döneyim de gidip maç izleyeyim diye, ama kıçım o kadar emindi ki yeneceğimizden yerinden kalkmaya ikna edemedim. Canım benim, yine haklı çıktı.
Neyse, pazarları içmek güzeldir. Öğlen 1 gibi başlayıp sabaha karşı 4 te olduğun yerde uyumak en güzelidir. msn den maç izlemek uğurludur. Volkanın götüyle top kurtarması alkolün etkisiyle mi öyle görülmüştür? Bakılacaktır. Bilgisayarın kendi kendine tırnak işareti yapması sorunu çözülecektir. İşe gidilmeyecek, itinayla kaçılacaktır. durun ya bi de şarkı armağan edeyim size giderken...
http://fizy.com/s/1ai69w
mesafeli ilişkiler dileklerimle...

0 yorum: