5 Nisan 2010 Pazartesi

taşrada sanat

Berhaba bilyonlarca izleyici. (milyondaki b’yi b yapınca çok manasına geliyor ya hani, işte ondandır milyonlarca merhaba yerine Berhaba yazmamın nedeni ey karagözlüm, civan bakışlım)
Çok keyifsizim, çok tatminsizim, muradını bulamamış deniz gibiyim gerçekten. Nedeni ise belli bazı orospu çocukları (bilyarlarca minik izleyicimizden özür diliyorum ben burada. Orospu çocuğu demek çok ayıp. Özür diliyorum ayağına tekrar orospu çocuğu demek yakışıksız.) umarım halledebilirim.
Ben de şeyi şeyine denk diğer ayraçkaçanlar gibi Cumartesi akşam sinemaya gittim tabi ki. Taşrada yaşıyor olmamdan kelli bana sinemadan, kültürden, sanat sepet işlerinden uzakmışım gibi davrandıklarına bakmayın. Ve evet, film çok güzeldi. Karakter seçimi, diyaloglar, hiçbir sıkıntı yoktu. Hele bir sahne vardı ki, tüm taşra tarafından ayakta alkışlandı. Evet söylüyorum. hani kız ve adam geminin önüne gelip kollarını uçuyormuş gibi açıyorlar ya, İşte o sahne. Saloncak delirdik hazdan, kimisi gözyaşlarını tutamadı, Kimisi Rafet el romanın yeni çıkmış olan kasedinden ‘’bak ne diyooorum gizlemiiiyoruummmm sensiz yaşamakkkk zor geliyor baaaağna’’ şarkısını ıslıkla çalmaya başladı. Kısacası film de kasabada yarattığı romantik hava da harikaydı bu haftasonu.
Çıkışta meydandaki pastaneye gidip çay içtik, ekler pasta yedik. hesabı ödemek için kalktığımızda, kasada hey corç versene borç, olmaz maykıl bende de yok diye son günlerin en popüler esprisini de yapmadık değil hani.

0 yorum: